Image
27.03.2018 / 09:54 Okunma Sayısı: 415

“24 Mart Dünya Tüberküloz (Verem) Günü”

Dünya Sağlık Örgütü tarafından M. tuberculosis basilinin keşfedildiği gün olan 24 Mart gününü “Dünya Tüberküloz (Verem) Günü” olarak ilan edildi.
Hatay İl Sağlık Müdürlüğünden “24 Mart Dünya Tüberküloz (Verem) Günü” vesilesiyle açıklama yapıldı.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi.
“Her yıl 24 Mart’ta farkındalığı arttırarak bilinirliğini yaymak amaçlı etkinlikler düzenlenir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Robert Koch tarafından M. tuberculosis basilinin keşfedildiği gün olan 24 Mart 1882 gününe ithafen 1996 yılından itibaren her yıl 24 Mart tarihini dünya genelinde “Dünya Tüberküloz (Verem) Günü” olarak belirlenmiştir.
Tüberküloz yani verem; solunan hava ile akciğerlere giren Tüberküloz basilinin (mikrobunun) yol açtığı, asıl olarak akciğerlerde yerleşen fakat kan ve lenf yolu ile tüm vücuda dağılabilen çeşitli bölgelerde hastalık oluşturduğu önemli mikrobik bir hastalıktır.
Verem aşısı yani BCG özellikle çocuklarda kanla yayılan ve ağır seyreden verem hastalığını (menenjit ve miliyer TB) önlemede çok etkilidir. Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere aile sağlığı merkezleri ve verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aşı zamanı geçirilirse, 6 yaşa kadar yapılabilir, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi (TDT-PPD) yapılması gerekir.
Verem hastalığı, kalıtsal değil bulaşıcı bir hastalıktır. Hastaların öksürme ve hapşırmaları sırasında etrafa saçtıkları verem mikroplarının sağlam kişiler tarafından solunması ile bulaşır. Ailemizde, yakınımızda tedavi almayan aktif tüberküloz hastasının bulunması sağlam bireyler için büyük risk oluşturmaktadır. Ülkemizde verem hastalığının teşhis ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tanı klinik yani şikayete bağlı semptom ve bulgular ile laboratuvar tetkiklerinin yani akciğer grafisi (röntgen) ve balgam ve/veya doku tahlilinin (kültür, ARB, TDT) birlikte değerlendirilmesiyle konulmaktadır.
Tüberküloz tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tüberküloz hastaları ilaçlarını düzenli kullandıklarında %90’nın üzerinde iyileşebilmektedir. Tedavi süreci en az 6 ay süren bu hastalıkta düzenli ve eksiksiz ilaç kullanımı önemlidir. İlaç tedavisine başladıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık büyük oranda azalmaktadır. Tedavinin tamamlanmadan bırakılması mikrobun ilaçlara karşı direnç geliştirmesine yani çoklu ilaca dirençli tüberküloza neden olabilmektedir, bu nedenle de tedavinin aksatılmadan ilacın bir kişi gözetiminde alınarak kayıt altına alınması büyük önem arz etmektedir. Özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz (ÇİD-TB) (İzoniyazid ve Rifampisin’e direnç) tüm dünyada önem arz etmektedir.
Ülkemizde uygulanan başarılı tedavi programı ile yeni tüberküloz hasta sayısı her yıl yaklaşık %6-7 oranında azalmaktadır. 2016 yılında verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam tüberküloz hasta sayısı 12.417’dir. Bireylerin ve dolayısıyla toplumun tüberküloz hastalığından korunmasında en önemli husus; tüberküloz hastalarına erken tanı konması ve en kısa sürede tedaviye başlanmasıdır. Bu nedenle iki-üç haftadan uzun süren öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, nefes darlığı, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi şikâyetleri olan vatandaşlarımızın verem açısından kontrollerinin yapılabilmesi için aile hekimine, Verem Savaş Dispanserine, hastanede göğüs hastalıkları uzmanına ya da en yakın sağlık kuruluşuna beklemeden müracaat etmesi gerekmektedir. Bulaştırıcı olan hastaların yakın çevresindekilere koruyucu ilaç tedavisi verilmektedir. Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süreyle verilir.
Ülkemizde bütün sağlık kuruluşlarında tüberküloz hastalığının teşhis ve tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tüberküloz ve dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçlar, Bakanlığımızca temin edilerek ücretsiz olarak hastalara ulaştırılmaktadır.Yeni verem hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle iki ay 4 farklı ilaçla ve dört ay 2 ayrı ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır.
Ayrıca Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında verem hastalarına maddi yardım ve psikologlar ve sosyal çalışmacılar tarafından psikososyal destek verilmesi konusunda protokol imzalanmıştır.
Verem hastalığına karşı Sağlık Bakanlığımızca yapılan çalışmalarla verem hastalığı kontrol altında olup bir sonraki aşama bu hastalığı yok etmek olacaktır.
Hatay Sağlık Müdürlüğü olarak halkımıza tüm bulaşıcı hastalıklardan uzak, veremsiz, sağlıklı bir hayat diliyoruz…”

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR