Image
10.10.2018 / 09:23 Okunma Sayısı: 170

DİSK GENEL-İŞ SENDİKASI’NDAN GAZETEMİZE ZİYARET

Güleryüz:Taşerondan kadroya geçen işçilerin özlük haklarının kadrolu işçilerle aynı düzeye getirilmesi için mücadele edeceğiz.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)’ e bağlı Genel- İş Sendikası yöneticileri gazetemize nezaket ziyaretinde bulundu.
Dün gerçekleşen Ziyarette Genel- İş Sendikası Mali İşler Daire Başkanı Mehmet Güleryüz’e, Hatay Şube Başkanı Yusuf Berkyürek, Hatay Şube Sekreteri Mehmet Doğruel ve Samandağ Belediye Meclis Üyesi Sabit Yorgun eşlik etti.
Sendikal çalışmaları kamuoyuna duyurma konusunda gösterdiğimiz hassasiyetten dolayı teşekkür eden sendika yöneticileri çalışmaları hakkında bilgi verdi.
DİSK Genel- İş Sendikası Mali İşler Daire Başkanı Mehmet Güleryüz, taşerondan kadroya geçen işçilerin özlük haklarının kadrolu işçilerle aynı düzeye getirilmesi hususunda Türkiye’ nin birçok yerinde görüşmeler yaptıklarını ve ilçemize de bu sebeple geldiklerini belirtti.
Güleryüz, yaşanan ekonomik kriz ve krizin taşerondan kadroya geçen işçilerin kazanımlarına etkisi ile ilgili “ Ekonomik krizin lafını etmek neredeyse suç. Biz işçi sınıfı örgütü olarak hep gerçekleri söyledik “evet kriz var” diyoruz.
Pazarda kriz var, manavda kriz var, ocakta kriz var. İşsizlik 6 milyonu aştı ve büyük bir toplumsal sorun haline geldi. Artık her evde bir işsiz var. Genç işsizliği artıyor, kadın işsizler artıyor, üniversite mezunu işsizlerin sayısı milyonları aşıyor!
Enflasyon oranı son 15 yılın en yüksek seviyesinde ve bugün temel tüketim maddelerinin fiyatı iki katına kadar çıktı. Faturalarımız kabarıyor. Doğalgaza ve elektriğe yüksek zamlar yapıldı. Artık ücretlerimiz temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor. Ve şunun altını özellikle çiziyoruz; krizin faturasını emekçiler ödemeyecek krizi yaratanlar ödesin diyoruz.
Ekonomik krizin kazanımlarımızı tehdit etmesine asla izin vermeyeceğiz. Kadro Talebinden Vazgeçmeyeceğiz! 696 sayılı KHK ile bir kadro düzenlemesi yapıldı. Bu düzenleme müjde olarak sunuldu. Biz bu düzenlemenin eşitsiz ve haksız bir düzenleme olduğunu meydanlarda haykırdık. İşçilerden, sendikalardan ve meclisten kaçırılarak haksız ve hukuksuz bir düzenleme yapamazsınız dedik.
Şimdi soruyoruz:
Belediye hizmeti kamu hizmeti değil midir? Belediye hizmeti yasalara göre de bir kamu hizmetidir, o halde merkezi idare için kamu hizmeti üreten ve taşeron şirketlerden geçişi yapılan işçi kardeşlerimize kadro verilirken belediye hizmetlerinde çalışan işçi kardeşlerimiz neden kadrolu olarak belediyelere değil de belediye şirketlerine aktarılmıştır? Belediye şirketleri sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye, yani kamuya ait olan şirketlerse neden kamu işçilerinin yararlandığı ilave tediye hakkından belediye şirketlerine geçişi yapılan işçiler yararlanamazlar? Ortada Anayasa ile garanti altına alınmış sendika, toplu iş sözleşmesi ve grev hakları varken, üstelik bu haklar ayrıca uluslararası sözleşmelerin güvencesi altındayken işçilerin bu haklarını neye dayanarak 30 Haziran 2020 tarihine kadar askıya aldınız? Özgür toplu sözleşme haklarını gasp ettiniz? İşçilerin bu haklarını askıya alarak ve ücret artışlarını 6 ayda bir yüzde 4 artışla sınırlayarak işçilere yapılan bu düzenlemenin ne anlamı kaldı?” dedi.
Güleryüz, ayrıca bu sorulara yanıt beklerken Cumhurbaşkanlığı Yönetiminden talepler olduğunu belirtti.
Taleplerini sıralayan Güleryüz “1- 5393 sayılı Belediye Kanunu’ndaki norm kadro sınırlamaları kaldırın ki belediyeler belediye şirketlerine geçişi yapılan işçileri kadroya alabilsin.
2- Diğer kamu işçilerine Ocak ve Haziran aylarında ödenen 2018 yılı ilave tediyeleri belediye şirketlerine geçişi yapılan işçilere derhal yapılmalıdır; esasen bu ödemenin yapılabilmesi için 6772 sayılı Kanunda bir değişiklik yapmaya gerek yok. 1.madde günün şartlarında yorumlanarak bile bu ödemenin yapılması mümkündür diyoruz.
3- Kamuya geçişi yapılan işçiler için KHK ile getirilen sendikal hak kısıtlamaları kaldırılmalı; işçi sendikaları 6356 sayılı Kanun’a göre özgür toplu sözleşme sürecini işletmeye başlamalıdır.
4- Bu süreçte işçilerin ücretine YHK kararı ile yapılan yüzde 4 artışa ek olarak ücretler en azından Hazine ve Maliye Bakanı tarafından ilan edilen 2018 enflasyon tahmini kadar yani yüzde 20,8 oranında artırılmalıdır.
Bu durumda ücretlilerin yarıya yakınını oluşturan asgari ücretle geçinen işçilerin ücretlerinde artış yapılması, asgari ücretin artırılması zorunlu hale gelmiştir. Bu işçiler açısından yaşamsal bir gerekliliktir. Cumhurbaşkanlığı Yönetimi işçilerin bu talebini karşılamalıdır.
Haklarımız için emeğimiz için demokrasi mücadelesinden de asla ödün vermeyeceğiz.” dedi.

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR