10.07.2018 / 09:24 Okunma Sayısı: 509

Nezahat Fırıncıoğulları

“YAPICI MUHALEFET ŞART“

Allah bize çağdaş, öngörüsü yüksek, atanmış ve seçilmiş yöneticilerin yanında aynı özelliklere haiz muhalefet yapabilen kişiler nasip etsin!
Sıcakların başlamasıyla deniz sahiline gidenler, serinleme amaçlı denize girenler ve bazılarında maalesef kaçınılmaz son. Çok acılar yaşanıyor, her boğulma vakasından sonra halk tepkisini dile getiriyor ne yapılabileceği konusunda kendince fikirler sosyal meyada paylaşılıyor. Hiç kimse Ölümleri unutmasa da "ateş düştüğü yeri" yakıyor. Her ölen gencin evi sonsuza kadar "cenaze evi" olarak kalıyor. Ailesi yakınları her nefes alışlarında "onun" için ah çekiyor. Keşke böyle acılar yaşanmasa, keşke hiç bir ana-baba evladını kaybetmese...
Bu yaşananlar kader değil, olmamalı! Peki ne yapılmalı?
Şöyle düşünelim biraz. Eğer Belediye plaj yapsaydı, cüzi parayla sağlıklı ve düzenli hizmet verseydi ve bu hizmetlerden biri de 10-15 cankurtaran olsaydı şimdiye kadar kaç boğulma vakası bertaraf edilirdi. Tabi 15 kilometrelik deniz sahilini boylu boyunca korumak imkansız olduğunu tahmin etmek zor değildir sanırım. Ama belli plaj yerleri dışında denize girmenin yasaklanacağını kesin bir kararla duyurup ve kesinlikle bu karara uyulsa...
Evet garanti olsun diye önce duayla başladım. Tabi muhalefet yapıcı olursa, yöneticilerin eksiklerini ortaya çıkarır çözüm yolu önerir. Yoksa her icraata "hayır" demek değildir muhalefet.
Bu memleket ne çekiyorsa yöneticilerden daha çok öngörüsüz muhaliflerden çekmiştir. Öngörüsüz körü körüne yapılan muhalefetten çok çekildi ve korkarım bu uzunca bir süre daha da devam edecek gibi. Hafızayı zorlarsak biraz birkaç yıl önce Belediye yönetimi deniz sahilinde Belediye plajı inşa etmek istemiş "doğayı,( kum sirkülasyonunu, kum zambağını, kaplumbağa üreme alanını v.b.) tahrip eder " bahanesiyle dava edilmiş ve yıllardır hayalini kurduğumuz plajımızın yapımı, daha ilk taşları örülürken iptal edilmişti.
Bu boğulma vakalarının yaşanmasını tabii ki kimse istemez ama...
Seçilmişlerin Plaj yapımını Çevre Mevzuatına aykırı diye engelleyenler, niye atanmışların denizin hemen yanında inşa ettikleri "sur"u aratmayan duvarı şikayet etmediler diye sorasım var. bunun benzeri meydan mahallesi sahilinde de var. Her projenin şüphesiz doğaya eksileri olacaktır ama fayda-zarar ikilisi karşılaştırılıp öyle karar verilmeli. Hiçkimse, bütün sahili yapı alanına çevirin demiyor diyemez de... Ama okadar uzun sahilde, faydası gözönünde bulundurularak bir ve ya iki plajın yapılmasına niye o kadar karşı çıklıdı anlamakta güçlük çekiyorum.Tabii ki plaj tek başına önlem olamaz, herkesin önerdiği dalga kıran, uyarı levhaları, sürekli kontrol v.b...
Velhasıl körükörüne plaj yapımını engelleyenler, sizin de bu ölümlerde günahınız var. İptal kararını veren mahkemelerin de günahı var. Bu plajların gerekliliğini yeterince anlatamayanların da günahı var. 15 kilometrelik sahilde kaplumbağaları, Kum zambaklarını, kum sirkülasyonlarını ve daha bilemediğim “doğa tahribatlarını” düşünen mahkeme heyeti 1 kilometrelik plajı halk için çok mu gördü!?
Böyle acıların yaşanmaması için acilen önlem alınması umuduyla...
10 TEMMUZ 2015
N. FIRINCIOĞULLARI

paylaş

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR