02.07.2018 / 09:09 Okunma Sayısı: 861

Nedim Kurtdere

Laf lafı açar (2)

Genel seçim sonuçlandı, tek adam, tek ağız yönetim zihniyeti tekrar seçildi, tüm ülkemize hayırlı olsun. Ülkemizin geleceğine, barış ortamına ve huzuruna katkı sağlamak için seçim kampanyası boyunca teori ürettik, yazdık çizdik. Teorikte olan söylemler, projeler genel seçim tarihi 50 günlük gibi kısa sürede toplumun hepsine anlatıldı. Her ne kadar toplumun yüzde altmıştan fazlası mevcut yönetimden memnun değilse de tepki sandığa yansımadı. Erdoğan yüzde 52 oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi. CHP’den Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce ülke genelinde yüze 31 oranda kaldı. AKP meclis çoğunluğunu sağlayamadı, MHP ile ittifak kuracak. 7 ay gibi kısa bir sürede kurulan İyi Parti yüzde on barajını aşarak mecliste yer almaya hak kazandı. Mecliste görmek istediğim partiler arasında HDP de meclisteki yerini aldı. CHP ise AKP’den sonra ikinci parti olarak ana muhalefet parti konumunda mecliste yer aldı. Burada seçim kampanyası süresince MHP’nin baraja takılacağı tahmini vardı. Bu kadar oy alması beklenmiyordu. Yüzde 7 ile 9 arasında oy bekleniyordu. MHP tahminin üzerinden aldığı yüzde 11 oy oranıyla meclisteki kilit parti olma hakkına sahip oldu.
“Yenildik ama ezilmedik” nakaratları ile kendimizi avutmaya devam ediyoruz. Pazartesi sendromundan kurtulmayı çok istedik. Seçimin sonucuyla beraber yeni bir umutla uyanacak, gelecek güzel günlerin hayalini kurmaya başlayacaktık fakat olmadı. Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde partiler arası kurulan Milli İttifak ile alınan sonuç iktidarı yakalayacak orana ulaşamadı. Ancak kurulan profil sayesinde AKP’nin gücünü azalttı, 7 puan geriletti. Dolayısıyla bu sonuç gelecek seçimler için bir umut ışığı oldu denilebilir.
Partilerde oy oranına göre meclis şekillendi, peki AKP MHP ittifakı ile kurulacak hükümetle birlikte gelecek süreçlerde Türkiye’yi ne bekliyor? İşin özüne bakacak olursak; AKP iktidarının on altı yıllık süreçte izlediği politikalarla kıyaslanırsa geleceğe dönük pek bir umut vaat etmiyor. Bekleyip göreceğiz. Buna karşı demokrasi, hak ve özgürlükten yana olan, barışın ve huzurun tesis edilmesini isteyen herkesin mücadelesini daha etkin kılması gerekiyor. CHP ve bütün partilerin ülkemizin kutuplaşmalarla sıkışmış tabloyu bozmalarına ihtiyaç var. Toplumsal barışa, huzura ihtiyaç var. Bu eksende Muharrem İnce’nin gösterdiği başarıyı kurumsal hale getirebilirse CHP bir gelişme kaydeder.
Mecliste MHP’nin desteğiyle çoğunluğu sağlayacak olan AKP ile Türkiye’yi ne bekliyor? Sanırım bugünden itibaren yatırımcılar dâhil, işsiz, işçi, memur, öğretmen, çiftçi, esnaf, herkesin cevabını merakla beklediği soruların başında geliyor. Var olan seçim sürecinde Erdoğan söyleminden ve politikalarından devam edecekse Türkiye’yi karanlık günler bekliyor demektir. Karamsar tablo ülkemizi ilerletmez tam aksine geriletir. Aydınlık ve güzel yarınlar için değişim şart. Bu yönde bir umut beklenebilinir mi bilinmez ama bilinen ülkemizde var olan yığın sorunlar sadece kendi kimliğine sıkışan siyasetler mantığıyla çözülemez. Bu mantık aynı zamanda sen ben kavgasından başka Türkiye’yi bir adım öteye götüremez.
Türkiye’de, toplumun bir bütün olarak ayrıştırılmadan yaşadığı bir ortam istiyoruz. Etnik yapısı, dini, mezhebi, ırkı, dili, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun insanların ötekileştirilmeden yaşamını sağlayacak bir yönetim anlayışı istiyoruz. Demokrasi ve özgürlük temelinde barış istiyoruz. Yarınlarımız ve geleceğimiz olan çocuklarımıza dair hayallerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Bilimle donanmış üniversitelerde çocuklarımızı bilimle donatmak istiyoruz. Türkiye’nin kangrenleşen işsizlik sorununun çözüldüğü bir Türkiye hayal ediyoruz. Esnafın, çiftçinin yüzünün güldürüldüğü, sarf ettiği emeğin karşılığını aldığı bir Türkiye istiyoruz. Türkiye’yi geri kalmış olarak değil, modern çağı yakalamış, gelişmiş ülkeler arasında görmek istiyoruz. İsteğimiz gerçekleştirilmediği sürece bunları yazmaya ve sorumluları eleştirmeye devam edeceğiz. Son
Sayın okurlarım;
Pazartesi bugün her hafta sizlerle olmaktan mutluluk duydum. İyi ki varsınız diyorum. Olumlu eleştirileriniz beni, daha çok yazmaya teşvik etti diyebilirim. Gelecekte daha güzel konular paylaşmak istiyorum. En azından umut ediyorum. Öncelik Samandağ’dan başlayarak Hatay İlimize, bölgemize ve tüm ülkemize barış ve huzur ortamına hizmet eden çizgimi inatla sürdüreceğim. Daha güzel ve yaşanabilir bir Türkiye hayalimizden vazgeçmeyeceğiz. Bir ay gibi kısa ancak benim için uzun bir süre olacak. Biraz dinlenme ihtiyacı duydum hoşgörünüze sığınarak. Hepinize güzel yarınlar dilerken görüşmek dileğiyle esen kalın.
Nedim KURTDERE

 

paylaş

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR