21.04.2018 / 16:10 Okunma Sayısı: 19

Özel Eğitim Öğretmeni Çağla Kılınç

ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Öğrenme, en basit haliyle yeni bilginin kazanılması durumu olarak kabul edilirse, bu süreçte bireyin zorlanması ve sonucunda ortaya çıkan sorunlara da öğrenme bozukluğu denilebilir. Amerikan Psikiyatri Birliğinin(APA 2001) tanımına göre özel öğrenme güçlüğü, zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olması durumudur.
Öğrenme bozuklukları DSM-5’te Nörogelişimsel Bozukluklar sınıflandırmasında ‘Özgül Öğrenme Bozukluğu’ başlığı altında “Okuma Bozukluğuyla Giden”, “Yazılı Anlatım Bozukluğuyla Giden” ve “Matematik Bozukluğuyla Giden” biçiminde yer almaktadır.
Okuma Bozukluğuyla Giden (Disleski); Okuma bozukluğu, genellikle konuşmada ve yazmada yapılan hatalarla kendini gösterir. Bu tür bozukluğa sahip çocuklarda; okumayı sökememe, okumayı sökse bile yavaş hızda okuma, okurken harf-hece-sözcük atlama, anlamı bozma, harf - ses uyumunu kavrayamama, hızlı okuyamama, harflerin ya da hecelerin yerini değiştirme, okuduğunu anlamama, sözcükleri seslendirmede güçlükler yaşama ve bundan dolayı sesli okuma yapmaktan kaçınma gibi sorunlar öne çıkar. Genellikle okula başladıkları dönemde fark edilir ve okul başarısını olumsuz etkiler.
Yazılı Anlatım Bozukluğuyla Giden (Disgrafi) : Yazılı anlatım bozukluğunda; yazım hataları, okunaksız ve düzensiz el yazısı, bazı harf, rakam ve sözcükleri ters yazma, b-d, m-n, ı-i, d-t, g-ğ-y, z-s, g-k, r-n, f-v, d-t gibi harfleri karıştırma, sözcükler arasında boşluk bırakmadan ya da sözcüğü birkaç parçaya bölerek yazma, kötü paragraf düzenlemesi, görüşlerinin yazılı anlatımının açık olmaması gibi bozuklular görülür. Harfleri ters ya da dönmüş gibi algılayabilirler ve buna bağlı olarak da b-p, 3-5, 6-9 gibi harf ve rakamları karıştırabilirler. El yazıları yaşıtlarına oranla okunaksızdır ve daha yavaştır.
Matematik Bozukluğuyla Giden (Diskalkuli): Matematik bozukluğunda, matematik terimlerini ve kavramları anlamada güçlük yaşarlar. Çocuğun kronolojik yaşı, zekâ düzeyi ve yaşına göre aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, matematik becerisi, beklenenin önemli ölçüde altındadır. Bu çocuklar, işlem yapmakta zorlanırlar, işlem yaparken yavaştırlar, sayı kavramını algılamakta, sembolleri ve çarpım tablosunu öğrenmekte, problemi çözerken bağlantıları kurmakta, saati öğrenmekte, geometrik şekilleri çizmekte ve isimlendirmekte zorlanırlar.
Özgül Öğrenme Bozukluğu Diyebilmek İçin;Okuma, yazılı anlatım ve matematik bozukluğundan en az birinin varlığı ile belirli sorunların, gerekli girişimlerde bulunulmuş olmasına rağmen en az 6 aydır süregeliyor olması, Çocuğun bu alanlardaki performansının kronolojik yaşına, zeka düzeyine, aldığı eğitime göre önemli ölçüde ve ölçülebilir derecede yetersiz olması, Bu alanlarda yaşadığı sorunların çocuğun okul ya da işle ilgili başarısını ya da günlük yaşam etkinliklerini ileri derecede bozuyor olması gerekir.
Peki neler yapılabilir?
Farklı Etkinlikler, Kaliteli Zamanlar
Dislektik bireyin akranları ile arasında olan performans açığını kapatabilmek için yapılabilecek en önemli şey yapılandırılmış bir ortamda özel eğitim almasıdır. Peki, özel eğitim yeterli midir? Kesinlikle hayır. Birey yapılandırılmış ortamda edindiği tecrübeleri, öğrendiği bilgileri gün içinde tekrarlar yapmaz ise, kalıcı öğrenmenin sağlanması mümkün olmayacaktır. Ailelerin yaşadığı en büyük sorunlardan bir diğeri ise evde ödev zamanları ve ek çalışmaların yapılmasıdır. Akademik başarı yalnızca kitap okuyarak veya okul kitaplarında yer alan matematik becerileri üzerinde çalışarak gerçekleşmesini beklemek hem yorucu hem de uzun bir süreç demektir. Oysaki aileler özellikle ek çalışmaları oyun temelli öğretim yöntemi ile fırsat öğretimini birleştirerek yaklaşsalar, disletik bireyin okul dışında geçirdiği zamanın kalitesi yükselecektir.
Erken çocukluk dönemi ve ilkokul zamanları en aktif öğrenme oyun ile gerçekleşmektedir. Zihinsel süreçlere hizmet eden birçok kutu oyun piyasada mevcut fakat bunların dışında pratik uygulayabileceğiniz birçok etkinlik bulmak da mümkün.
Yemek hazırlarken, temizlik yaparken, yürürken, toplu taşıma veya araç içinde kısa veya uzun seyahatlerinizde, TV izlerken ve bunun gibi birçok zamanınızda yapabileceğiniz etkinlik örnekleri ise;
Rakam tekrarı:
Disletik bireylerin karşılaştıkları sorunlardan biri kısa süreli bellek gerektiren becerilerdir. Örneğin tahtadan yazı kopya etmek için kısa süreli bellek aktif kullanılmaktadır. Öğrenciler tahtada yazan cümleyi aklında tutmalı ve bunu defterine doğru bir şekilde geçirebilmelidir. Ancak tek bir kelimeyi aklında tutmaya çalışmak bile disletik bir birey için zor olabilmekte ve her kelimeye bir iki kez baktığını düşündüğümüzde çok ciddi zaman kaybına sebep olmaktadır. Tam da bu yüzden kısa süreli belleği aktif kullanmak bir nevi kısa süreli belleğimize spor yaptırmamız gerekmektedir. Öncelikle çocuğunuzun bu alanda performansını tespit etmek ile işe başlayabilirsiniz. İlk seferde 3 rakam tekrarı ile başlayabilir, ard arda gelen 5 doğru tepkiden sonra bir rakam daha ekleyerek devam edebilirsiniz. Aynı şekilde farklı kategorilerden farklı kelimelerin tekrarı ve yine 3 kelime ile başlamış cümle tekrarları çalışabilirsiniz. Çocuğunuzun ilerlediğini düşündüğünüzde ters tekrarlara yer verebilirsiniz. Birlikte bu oyunlara eğlenceli bir isim koyup, kendi içinizde kurallar geliştirip eğlenceli hale getirmek sizin yaratıcılığınıza bağlı, fakat bu konuda çocuğunuza güvenebilirsiniz. Ona fırsat verirseniz, eğlenceli bir oyun mutlaka oluşacaktır
Kitap okuma zamanlarını keyifli bir hale getirmek ister misiniz? Basit bir hikâye ile başlayabilirsiniz. Öncelikle kitabı siz okuyun ve kitapta geçen betimlemeleri zihninde nasıl canlandığına bir bakın.
Örneğin cümlemiz:Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de, ona yaptığım şu çöreği götür.” Olsun.
Bu cümleyi okuduktan sonra şimdi hayal kurma zamanı diyerek ona ve kendinize 1 dakika kadar süre verin. Ardından ona örnek olmak için sizin bu cümleden sonra zihninizde canlanan anneyi, kırmızı başlıklı kızı, böreği ve evi anlatın, renklerini, kokusunu, şeklini betimleyin. Ardından çocuğunuzdan anlatmasını isteyin. Ayrıntıları sorular sorarak öğrenin. Kırmızı başlıklı kızın boyunu, gözlerinin rengini bile sorabilirsiniz. İlk başlarda önce siz zihninizdekileri anlatın fakat bir kaç deneme sonrasında önceliği ona verin ki, sizin hikâyenizden yardım almasın. Çocuğunuzun okuma performansına göre kitabı tamamen siz okuyabilirsiniz, sıra ile okuyabilirsiniz veya iyi düzeyde okuma becerisine sahip ise ondan okumasını isteyebilirsiniz.
İlk ses son ses: Fonem çalışmaları okuma becerilerini desteklemek için önemli bir adımdır. Bunun için herkes sıra ile bir kelime söyler ve kelimenin son sesi ile başlayan yeni bir kelime söylenir ve son ses ile başlayan kelimeler ard arda sıralanır. Bu çalışmayı söylenen kelimeleri bir yere yazarak ardından bu kelimeler ile bir hikâye veya bir şiir yazarak destekleyebilirsiniz.
İsim – şehir - eşya: Kendi çocukluk yıllarımıza inersek hatırlayabileceğinizi düşündüğüm bir oyun. İsim-şehir-eşya-yiyecek ve hayvan kategorilerine ait, belirlenen harf ile başlayan kelimeler bulmak ve doğru kategoriye yazmak tek yapmamız gereken. Bunun için bir yere alfabeyi yazmanız ve bir tanede Türkiye haritası hazırlamanız yeterli. Hem fonem çalışması yapmış olacak hem de, zihinsel şemaları düzenlemiş, kelime çağırma aktivitesi yapmış, ülkemizdeki şehirler ve bulundukları bölgeler hakkında ve alfabe ile ilgili görsel uyarana maruz bırakmış, tarama çalışması yapmış ve en önemlisi birlikte kaliteli zaman geçirmiş olacaksınız.
Nesi var?:Disletik bireylerin okuduğunda veya duyduğunda anlamlandırmakta zorlandığı cümlelerin başında olumsuz ifadeler içeren cümleler gelir.Bu oyunda sıra ile bir hayvan veya bir nesne tutulur ve “nesi var” sorularına olumsuz cümle yapılarıyla cevaplar verilir. Örneğin
Siz aklınızdan zürafayı tuttunuz. Çocuğunuz nesi var diye sorduğunda tuttuğunuz kelimenin sahip olmadığı özelliklerden yola çıkarak anlatmalısınız. Her sorudan sonra yalnızca bir cümle kurulmalı ve çocuğunuzun anladığından emin olmalısınız. “kanatları var değil” “desenleri yok değil” “boynu kısa değil” gibi cümleler ile onun zürafayı bulabilmesi için yönlendirmelisiniz. Bu çalışma sırasında zıt anlamlı kelimeleri, olumsuz ifadeleri, kelime çağırma ve kurala uygun cümle kurma becerileri de çalışmış olacaksınız.
Alışveriş listesi: Yine bellek gerektiren bir çalışma fakat bu kez süremiz biraz daha uzun. Çocuklara sorumluluklar vermek onların kişisel gelişimine büyük katkılar sağlayacaktır. Evinizde alışveriş listenizi hazırlamak çocuğunuzun görevi olabilir. Buzdolabının üzerine yapıştırılmış stickerlar ile başlayabilirsiniz. Mümkün olduğunda alınacakları çocuğunuz yazsın. Alışverişe çıkmadan önce stickerları toplamasını ve bir kâğıda liste yapmasını isteyin. İlk basamak olarak 3 nesneyi aklında tutmak zorunluluk olabilir. Unutmaması için bu üç nesnenin geçtiği bir hikâye oluşturun. Diğer ihtiyaçlarınızı kâğıttan yine çocuğunuz takip etsin. Markete girdiğinizde alışveriş onun sorumluluğunda olduğu için reyonları bulma işi yine çocukta, siz sadece alınacak ürüne karar verin. Bunun için kullandığınız markayı da listeye eklerseniz ürünleri de alma işi çocuğunuzda olabilir. Böylece hem bellek hem de okuma çalışmış hem de bilişsel şemaları düzenlemiş olacaksınız.
3M (Mandal-maşa-makrome):
Disiplin alanları sarmal bir yapıya sahiptir. Siz tek bir alan üzerinde çalıştığınız sürece hedeflerinize ulaşmak zorlaşacaktır. Akademik başarı sadece kitaplardan ibaret değildir. Bunun için motor becerilere çok önem vermemiz gerekmektedir. Özellikle ince motor becerilerdeki performans yazı kalitesi ile doğrudan ilişkilidir. Çocuğumuza satırlarca yazı yazdırmak yerine boyama yaptırmak veya hamur ile oynamak önceliğimiz olmalıdır. Mandallar ile hepimiz çocukluğumuzda oynamışızdır. Mandallar ile tren yolu yapmak, kral tacı yapmak, bebeğimize kıyafet yapmak veya arabamıza kalkanlar yapmak çok eğlenceli ve bir o kadar da yazma becerileri için önemlidir.
Farklı boyutlarda maşaları kullanarak bir yerden bir yere boncuk taşıma yarışı yapmak eğlenceli olmaz mıydı? Boncuklar için yumurta kutularını kullanabilirsiniz. Diğer ayrıntılar sizin ve çocuğunuzun yaratıcılığına kalmış, istediğiniz gibi oynamakta özgürsünüz.
Bunların yanında bilgisayar, tablet, TV gibi araçlar yerine;
Boyama, Aile gazetesi (fotoğraflardan kolaj çalışması), 3M, Rakam tekrarı, Reklam bulmaca, İsim-şehir-eşya, Nesi var, Dans etmek, Şarkı sözü yazmak ( dinleyerek sözlerini yazmak), Hikâye yazmak, Öğretmene mektup yazmak, Hamur ile oynamak, Mutfakta harf kurabiyesi yapmak, Müzik aleti çalmak, Parka gitmek, Parmak boyalar, Kitap okumak, Kutu oyun oynamak, Puzzle yapmak, Kukla yapmak, Origami yapmak, Evdeki eşyalar ile kale-çadır- ev yapmak, Traş köpüğü ve kuma yazı yazmak, Takı yapmak, Kıyafet tasarlamak, Evdeki kıyafetlerle kostüm hazırlamak gibi etkinlikler yapılabilir. Birlikte keyif aldığınız birçok şeyi eklemekte özgürsünüz.
Özel Eğitim Öğretmeni
Çağla Kılınç

 

paylaş

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR