13.04.2018 / 10:21 Okunma Sayısı: 4210

Psikolog / Psikoterapist Yusuf Doğru

ÇALIŞAN ANNELER VE ÇOCUK

Anne olmanın yanı sıra çalışma hayatına da devam eden birçok çalışan kadının dilinde tekrarlayan o cümle var “İşe gitmek için evden ayrıldığım vakit çok erken, eve gitmek için işten ayrıldığım vakit çok geç, nasıl yapsak ki?”…
Annesinin işe gitmesini bir türlü kabullenemeyen pek çok çocuk farkındadır ki, annelerde onları geride bırakıp çalıştıkları için mutsuzdur. Anne her ne kadar, sözel olarak olumlu cümleler kursa da, kaygılı ve mutsuz bir ifadenin eşlik ettiği “akşam görüşürüz” cümlesi çoğu zaman kurtarıcı olmaz ve o anlarda, devreye giren suçluluk duygusu ile baş etmeye çalışan annelerin sancılı dakikaları başlar. Fakat unutulmaması gerekir ki, temel mesele çalışan veya çalışmayan anne olmak değil. Anne ve çocuğun bir arada geçirdiği zamandan çok geçirilen vakitte nelerin yapıldığı önemlidir. Çalışmayan bir annenin, bütün gün beraberce televizyon seyretmesi veya iş yaparken tek başına oynayan çocuğa arada varlığını hissettirmesi yerine, çalışan bir annenin iş dönüşü, tüm ilgi ve dikkatini çocuğa hissettirerek oyunlar oynaması, onu dinlemesi çok daha yararlıdır. Bu nedenle, çocukla geçirilen zamanda niteliğin daha önemli olduğunun farkında olan annelere, çalışmanın çocukların ruh sağlığı üzerinde sosyal ya da duygusal bir zararı olmadığını söylemek yanlış olmaz.
Çalışan anneler, çocuklarını bırakmakla ilgili yaşadıkları olumsuz duyguların yanı sıra, çocuk, ev ve işle ilgili birçok alanda da en iyisini yapmaya çalışarak herhangi bir yetersizlik hissetmemek için performanslarının üstünde bir çaba harcıyorlar. Çalışan anneler şimdi buraya dikkat, hayatınızdaki her rolü, mükemmel bir şekilde başarmayı asli görev edinmekten vazgeçin ve “bunlara da yetişmeliyim” , “şunları da yapmalıyım” tarzında ki cümleleri, yani omuzlarına kaldıramayacağınız yükler almanıza neden olan zararlı “-meli –malı ’ları hayatınızdan çıkarın. Çocuğunuzla aranızda, sevgiye ve güvene dayanan bir ilişki ve iletişim varsa, yeterli bir anne olduğunuza inanın, mutlu olun ve mutlu olduğunuzu hissettirin. Eve geldiğinizde, gergin anlar yaşamamak için planlı olun, çocuğunuza vakit ayırdığınız dakikalarda sadece onunla olun yani var ama yok olmamaya özen gösterin. Zaten gün boyu ilgilenemedim düşüncesiyle bütün sorumluluğu üzerinize almayın, eşinizi de işin içine katın. İş yerinde geçen zamanı hızlı bir şekilde telafi edebileceğinize inanıp, her akşamı sürprizlerle, sevdiği oyuncaklarla, hediyelerle canlı tutmaya çalışmayın ve istenilen her şeyi sorgusuz yerine getirip, kuralların sürekli esnetilerek rollerin değişmesine izin vermeyin. Ayrıca çalışmaya karar verdiğiniz için, iş saatleri dışında sadece annelik rolüne odaklanarak sosyal çevrenizi ve özel hayatınızı gündeminizden çıkarmayın.
Sevgiyle Kalın!
Yusuf DOĞRU
Psikolog/Psikoterapist
ydogru@mku.edu.tr

paylaş

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR